top of page

11. Yargı Paketi ile Mali Suçlara İlişkin Öne Çıkan Düzenlemeler

  • Yazarın fotoğrafı: Vardar Şanlı
    Vardar Şanlı
  • 25 Ara 2025
  • 2 dakikada okunur

Kamuoyunda 11. Yargı Paketi olarak bilinen 7571 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun”), 24 Aralık 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu tarafından kabul edilmiş ve 25 Aralık 2025 tarih ve 3318 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Kanun’un 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngören ve 26 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe girmesi planlanan 11. maddesi haricindeki tüm düzenlemeler, 25 Aralık 2025 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiştir. Kanun’un yürürlüğe giren maddeleri; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (“CMK”) ve 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’da (“5235 sayılı Kanun”) mali suçlara ilişkin önemli düzenlemeler içermektedir.


Bilişim Suçlarından Elde Edilen Menfaati İçeren Hesapların Askıya Alınması ve Bu Hesaplara El Konulması


Yürürlüğe giren düzenleme ile CMK’ya eklenen 128/A maddesine göre; TCK’da düzenlenen nitelikli hırsızlık, nitelikli dolandırıcılık ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarının işlendiği yönünde makul şüphe bulunması halinde; banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı (“KVHS”) nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılan ya da yapılmaya teşebbüs edilen işlemlere konu, suçta kullanılan her türlü hesabın kırk sekiz saate kadar askıya alınmasına; ilgili banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya KVHS tarafından karar verilebilecektir. Akabinde, askıya alma işlemi ve hesap hareketleri, ilgili kuruluş tarafından tüm bilgi ve belgelerle birlikte derhal Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilecektir.


Maddenin devamında, ilgili kuruluş veya Cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine askıya alınan hesapta bulunan suça konu menfaate hakim kararıyla veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, Cumhuriyet savcısı tarafından el konulabileceği, verilen el koyma kararının yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulacağı, hâkim tarafından bu süre içerisinde karar verilmemesi veya el koymanın reddedilmesi halinde el koyma tedbirinin kendiliğinden kalkacağı düzenlenmektedir. CMK madde 128/A hükmüne göre el koyma işlemi yapılabilmesi için CMK’nın 128. maddesinde yer alan ve el koyma işlemi için ilgili idari kurumdan rapor alınmasını zorunlu kılan hükmün uygulanmayacağı belirtilmiştir.


Öte yandan, düzenlemenin devamında, yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya KVHS’den istenilen her türlü bilgi veya belgenin 10 gün içinde fiziki veya elektronik ortamda gönderilmesinin zorunlu olduğu düzenlenmiştir. Düzenlemede, istenilen bilgi veya belgenin gönderilmemesi ya da eksik gönderilmesi durumunda ise Cumhuriyet savcısı tarafından ilgili banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya KVHS’ye 50.000 Türk lirasından 300.000 Türk lirasına kadar idari para cezası verileceği öngörülmektedir.


Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Bakımından Asliye Ceza Mahkemelerinin Görevlendirilmesi


Yürürlüğe giren düzenlemeler kapsamında 5235 sayılı Kanun’un ağır ceza mahkemelerinin görevlerini belirleyen 12. maddesinde değişiklik yapılmıştır. Bu hususta, ağır ceza mahkemelerinin görev alanını düzenleyen hükümden “nitelikli dolandırıcılık (m.158)” ibaresi çıkarılarak; bu suç bakımında görülecek davaların, 5235 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca, asliye ceza mahkemelerinin görev alanına girmesi öngörülmüştür. Bunun yanı sıra; 5235 sayılı Kanun’a eklenen “Geçici Madde 7” ile yapılan düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte (25 Aralık 2025) ağır ceza mahkemelerinde görülmekte olan davalarda veya istinaf ya da temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalarda nitelikli dolandırıcılık suçlarına bakan mahkemenin değişmeyeceği ve bu düzenleme gerekçesiyle görevsizlik ya da bozma kararı verilemeyeceği de belirtilmiştir. Dolayısıyla, yürürlüğe giren düzenlemelerden kaynaklı olarak uygulamada herhangi bir belirsizlik oluşmaması amacıyla; bahse konu görev değişikliğinin yalnızca değişiklik sonrası açılacak davalarda uygulanacağı; halihazırda derdest bulunan davaların, ağır ceza mahkemeleri nezdinde devam edeceği de kararlaştırılmıştır.

bottom of page