12. Yargı Paketi Resmî Gazete'de Yayımlandı
- Vardar Şanlı

- 31 Tem
- 3 dakikada okunur
“12. Yargı Paketi” olarak bilinen 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun”), 31 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Kanun, yargılamaların daha etkin ve verimli yürütülmesi amacıyla hukuk ve ceza mevzuatının çeşitli alanlarında önemli düzenlemeler içeriyor.
1. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (“İİK”) ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (“HMK”) Yapılan Başlıca Değişiklikler
İİK madde 114/2'de yapılan değişiklik ile miras yoluyla edinilen ve üçüncü kişilerin pay sahibi olmadığı taşınmazlarda, ilk artırma yalnızca mirasçılar arasında yapılacaktır.
HMK madde 107 yürürlükten kaldırılarak belirsiz alacak davası kurumu sona erdirilmiştir.
HMK madde 109’a eklenen düzenlemeyle, kısmi davada davacı, tahkikatın sonuna kadar bir defaya mahsus olmak üzere ıslah hakkını kullanmaksızın talebini artırabilecektir. Artırılan kısım için zamanaşımı, davanın ilk açıldığı tarihten itibaren kesilmiş sayılacaktır.
HMK madde 147’ye eklenen düzenlemeyle, duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak 3 ayı geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
HMK madde 149 ile Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile yapılan duruşmalarda, ikrar, yemin, feragat, kabul ve sulh gibi hukuki sonuç doğuran beyanlar dışında elle imza şartı kaldırılmıştır. Bu madde, yayımından 3 ay sonra yürürlüğe girecek olup, elektronik duruşmalarda bürokrasiyi azaltmayı amaçlamaktadır.
HMK madde 166'da yapılan değişikliğe göre ilk davanın açıldığı mahkeme, birleştirme kararının kesinleşmesinden itibaren bununla bağlı olacak.
HMK madde 168'e göre aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme kararına karşı sadece istinaf yoluna başvurulabilecek.
HMK’nın 362. maddesine eklenen düzenlemeyle, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu kabul ederek uyuşmazlığın esası hakkında yeniden verdiği kararların temyiz edilebilirliği, HMK’da öngörülen parasal sınıra tabi tutulmuştur.
HMK madde 371 ile Yargıtay’ın artık ilk derece mahkeme kararlarını yalnızca görevsizlik veya yetkisizlik gerekçesiyle bozamayacağı hükme bağlanmıştır.
2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (“TCK”) ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (“CMK”) Yapılan Başlıca Değişiklikler
TCK madde 158'e eklenen düzenleme uyarınca, dolandırıcılık suçuna iştiraki yalnızca banka, ödeme veya kripto varlık hesabının kullanılmasına imkân sağlayan bilgi ya da araçları başkasına vermekten ibaret olan kişiler hakkında hükmedilecek ceza yarı oranında indirilecektir. Önceki düzenlemede bu kişiler bakımından özel bir indirim hükmü bulunmadığından, genel iştirak hükümleri uygulanmaktaydı.
CMK madde 80'de yapılan değişiklikle, genetik inceleme sonuçlarının kimlik bilgilerinden arındırılarak özel bir sistemde saklanması ve belirli koşullar altında başka soruşturma veya kovuşturmalarda kullanılabilmesi öngörülmüştür. Önceki düzenlemede başka bir amaçla kullanılması mümkün olmayan bu veriler, yeni düzenleme uyarınca kural olarak hükmün kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl süreyle saklanabilecektir.
CMK madde 231'de yapılan değişiklikle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (“HAGB”) kararı verilemeyecek suçların kapsamı genişletilmiştir. Buna göre, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlilerinin görevleri nedeniyle işledikleri ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele niteliği taşıyan suçlar bakımından HAGB uygulanamayacaktır.
Kanun ile kaçak sanık hakkında, sorgusu yapılmamışsa mahkûmiyet hükmü verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Teslim olan veya yakalanan sanığa yargılamanın yenilenmesini talep hakkı tanınmıştır.
3. Faiz ve Teminata İlişkin İki Önemli Düzenleme
Buna göre, Türk Borçlar Kanunu veya Türk Ticaret Kanunu uyarınca faiz ödenmesi gereken ancak faiz oranının sözleşmeyle belirlenmediği hâllerde, yıllık kanuni faiz oranı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının bir önceki yılın 31 Aralık tarihinde kısa vadeli kredi işlemlerine uyguladığı reeskont faiz oranının yüzde 80’i esas alınarak belirlenecektir.
Türk Borçlar Kanunu madde 55'e eklenen düzenlemeyle, destekten yoksun kalma ve bedensel zarar tazminatlarında faiz hesabı, ikiye ayrılmıştır. Buna göre, kazancın bilindiği dönem için faiz, haksız fiil veya zararı doğuran olayın meydana geldiği tarihten itibaren; kazancın bilinemediği dönem için ise karar tarihinden itibaren faiz işletilecektir. Bu değişiklik yalnızca yürürlük tarihinden sonra meydana gelen haksız fiillerden doğan tazminat taleplerine uygulanacaktır.
4. Sonuç
Kanun, ceza hukuku alanına odaklanan önceki düzenlemelerden ayrılarak usul hukukunun
etkinleştirilmesine ve yargısal süreçlerin daha öngörülebilir hale getirilmesine odaklanmaktadır. Dava türleri, kanun yolları, duruşma takvimi, kanuni faiz ve tazminat hesaplamalarına ilişkin değişiklikler, uygulamada uzun süredir tartışılan çeşitli sorunlara doğrudan müdahale etmektedir. Düzenlemelerin yürürlüğe girmesiyle birlikte, hem mahkemelerin işleyişinde hem de bireylerin hak arama süreçlerinde önemli bir dönüşüm yaşanması beklenmektedir.

